Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Milli Savunma bakanlıklarının 2024 bütçeleri TBMM Genel Kurulunda

MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak, “Türkiye’nin paydaşı olduğu F-35 projesinden çıkarılması ya da F-16 satın almak istediğimizde ABD Kongresinin direnciyle karşılaşmamız savunma ve güvenlik alanındaki alternatiflerimizi çoğaltmanın yanı sıra kendi imkan ve yeteneklerimizi artırmak zorunda olduğumuzu ortaya koymakta.” dedi.

MHP milletvekilleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2024 yılı bütçelerinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde söz aldı.

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, Türkiye’nin bölgesel bir doğal gaz ticaret merkezi olma hedefi doğrultusunda kurulan ve büyümeye devam eden Organize Doğal Gaz Toptan Satış Piyasası’nda işlem gören; gerek günlük gerekse haftalık ürünlerde, 2023 yılı sonu itibarıyla 8,17 milyar metreküp doğal gazın ticarete konu edildiğini, buna karşılık 45,3 milyar liralık bir işlem hacmi oluştuğunu bildirdi.

Başkan, “2023 yılında yerli gazımızın da piyasaya arz edilmesiyle birlikte, Türkiye organize gaz piyasaları, Avrupa’da kendi ülkesinde üretilen gazın uluslararası ticarete konu edildiği az sayıdaki gelişmiş gaz ticaret merkezlerinden biri olma yolunda büyük bir adım atmıştır. Atılan bu adım neticesinde gerek uzun dönemli doğal gaz sözleşmeleri ve spot boru gazı ithalatı aracılığıyla, gerekse doğal gaz depoları ve yüzer LNG terminalleriyle doğal gazda kaynak çeşitliliğini sağlamış ve doğal gaz talep eden tüm tüketici grupları için kesintisiz bir doğal gaz arzını garanti altına almıştır.” diye konuştu.

Son 5 yılda uygulanan enerji politikalarına işaret eden Başkan, son 5 yıllık süreçte Türkiye’nin ilk nükleer santral tesisinin Mersin Akkuyu’da kurulmakta olduğunu, yakın zamanda elektrik üretimine geçilmesinin planlandığını söyledi.

Enerji teknolojilerinde güneş paneli, batarya, rüzgar türbini alanında önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayan Başkan, “Türkiye son yıllarda 4 sondaj gemisi ve 2 sismik araştırma gemisiyle hidrokarbon kaynakları arama ve çıkartma alanında güçlü bir filoya sahip hale gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye enerji alanında yeni bir sayfaya geçti”

MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı da Cumhuriyet’in birinci yüzyılının geride bırakıldığını, enerji alanında Türkiye’nin bir sayfayı kapatıp yeni bir sayfaya geçtiğini vurguladı.

Türkiye’nin enerji alanındaki dönüşümünü yıllara göre anlatan Kaşıkçı, enerji üretimini dünden bu güne artıran herkese teşekkür etti.

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında enerji arzının sürekli, kaliteli, sürdürülebilir, güvenli ve katlanılabilir maliyetlerle sağlanmasının temel ilke olarak benimsendiğini söyleyen Kaşıkçı, “Enerjide artan talebin karşılanmasında rekabete dayalı, mali açıdan güçlü, istikrarlı, şeffaf, öngörülebilir, tüketicinin korunduğu ve sürdürülebilirliği de dikkate alan, elektrik ve doğal gaz piyasalarında rekabeti tesis edecek şekilde maliyet bazlı fiyatlandırma uygulamalarını benimseyen bir politika ile yolumuza devam etmekteyiz.” diye konuştu.

Kaşıkçı, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin artırılması, kendi enerjisini üreten binaların, akıllı şebeke uygulamalarının yaygınlaştırılması, elektrikte dış ticaretin artırılması için gerekli teknik altyapı ve piyasa altyapısının kapasitesinin artırılmasının en önemli çalışma alanları olacağını belirterek, “Enerjide Cumhuriyet’in ikinci yüzyılından ümitliyiz.” dedi.

“Günlük üretim 30 bin varili geçmiştir”

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu da yıllardır Türkiye’nin olan yer altı kaynaklarının milletin hizmetine sunulmasının ekonomik ve siyasi tartışmaların akşam sohbetlerinin konusu olmaktan öteye geçmediğini söyledi. Bu gün verilen mücadelenin meyvelerini vermeye başladığını kaydeden Osmanağaoğlu, “Petrol kaynaklarımız milletimizin hizmetine arz edilmeye başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin başarabilecekleri konusunda ısrarla olumsuz telkinlerinde bulunanlar için, Türk milletinin aydınlık geleceğini karartmak için, devamlı umutsuzluk aşılayanlar için üzücü de olsa bugün sadece Gabar Dağı’ndaki sahalarda günlük üretim 30 bin varili geçmiştir.” ifadelerini kullandı.

Gece gündüz demeden aylarca evlatlarından, sevdiklerinden ve sevenlerinden ayrı kalmak pahasına yer altı kaynaklarını milletin hizmetine sunmak için çalışan herkese teşekkür eden Osmanağaoğlu,”Bu yolda atılan her adım Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında asra vurulan en önemli mühürdür.” diye konuştu.

“Emperyalist güçler piyon olarak kullanmakta”

MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak da Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası alanda artan güvenlik tehditleriyle karşı karşıya olduğunu, DEAŞ, PKK ve PKK’nın Suriye’deki uzantısı olan PYD-YPG gibi terör örgütlerinin komşu ülkelerdeki kaotik ortamın en başta gelen müsebbibi olmayı sürdürdüğünü belirtti. Koçak, “Bu terör örgütlerinin varlığı yetmezmiş gibi binlerce kilometre uzaktan bölgemize gelen emperyalist güçler, bu terör unsurlarını maşa olarak, piyon olarak kullanmakta, bölgemizde istikrarsızlığı körüklemekte, ülkemize yönelik tehditleri artırmaktadır.” dedi.

Koçak, Türkiye’nin milli güvenliğin temini noktasında başka ülkeler ya da ittifaklara güvenemeyeceğinin açık olduğunu söyledi.

Türkiye’ye silah ambargosu uygulayan sözde müttefiklerin Türkiye’ye silah doğrultan terör örgütlerine binlerce tır dolusu silah hibe ediyor olmasının garabet olduğunu belirten Koçak, “Türkiye’nin paydaşı olduğu F-35 projesinden çıkarılması ya da F-16 satın almak istediğimizde ABD Kongresinin direnciyle karşılaşmamız savunma ve güvenlik alanındaki alternatiflerimizi çoğaltmanın yanı sıra kendi imkan ve yeteneklerimizi artırmak zorunda olduğumuzu ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı.

Türkçe uyarısı

HEDEP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’ın Şeyh Said ile ilgili Genel Kurul’da Kürtçe şiir okuması üzerine TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.” ifadesinin yer aldığı Anayasa’nın 3. maddesini hatırlattı. Bozdağ, şu uyarıda bulundu:

“Anayasa’nın 81. maddesine göre de milletvekilleri olarak hepimiz burada and içiyoruz. Onun son kısmında açık bir şekilde Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağıma, büyük Türk milleti önünde, namus ve şerefim üzerine and içerim… Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağımıza yemin içtiğimize göre, burası da Genel Kurul, burada resmi dil üzerinden konuşmak, meramınızı resmi dil olan Türkçe üzerinden anlatmak doğru olan. Kürtçe zaten TV’lerde, her alanda serbest. Burada sıkıntı yok ancak resmi işlerde Türkçenin kullanılması Anayasa’nın amir hükmüdür.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x